Indoor & Outdoor
Yükleniyor...

Safranbolu

FİLYOSECOPARK'a 50 dakikalık mesafe uzaklıkta bulunan Müze kent "Safranbolu", Batı Karadeniz bölgesinde Karabük iline bağlı, birbirinden güzel ahşap evleri ve çevresindeki cami, türbe, lonca çarşıları gibi tarihi eserleri, günümüze kadar "kent ölçeğinde korumasıyla" ünlenmiş tarihi bir ilçedir. Safranbolu'da ziyaret edilmesi gereken yerler:

Eski çarşı: Safranbolu’nun geleneksel el sanatlarının ve zanaatkarlarının bulunduğu çarşı aynı zamanda tarihi yapılarıyla da ilgi çekiyor.

Cinci Hanı: 1645 yılında Kazasker Hüseyin Efendi tarafından yaptırılan kervansaray ve hamam ikilisinden biri olan Cinci Han Kervansarayı, restore edilerek yeni ziyaretçilerini beklemektedir.

Cinci Hamamı: Kazasker Hüseyin Efendi tarafından yaptırılan kervansarayın hemen karşısında, günümüzde de hamam olarak hizmet vermektedir.

Köprülü Mehmet Paşa Camii: 1661-1662 yıllarında Köprülü Mehmet Paşa tarafından yaptırılan cami, Safranbulu’nun en büyük camisi.

Kaymakamlar Evi: Safranbolu evleri ve ev yaşamı hakkında bilgi edinmek için görülmesi gereken bir yer.

İzzet Mehmet Paşa Camii: Safranbolu’lu Sadrazam İzzet Mehmet Paşa tarafından 1796 yılında yaptırılan İzzet Mehmet Paşa Camii, Safranbolu’nun en görkemli ibadethanalerinden biri.

Kent Tarihi Müzesi: Eskiden Hükümet Konağı olarak kullanılan binanın restore edilerek müzeye çevrilmiş. Müzenin içi kadar çevresi de görülmeye değer.

Saat Kulesi: Safranbolu’nun tarihi saat kulesi, Kent Tarihi Müzesi’nin hemen arkasında.

Eski Cezaevi: Kent Tarihi Müzesinin arkasındaki bir diğer yapı da eski cezaevi.

Hıdırlık Tepesi: Safranbolu eski çarşısının doğusunda seyirlik bir tepe.

Tokatlı Kanyonu: Eski çarşıdan İncekaya Su Kemeri’ne kadar uzanan kanyonda yürüyüş yolu var. Kanyonun kuzey ucunda atlı gezinti, paintball, semaverde çay keyfi gibi aktiviteler yapabilirsiniz.
İncekaya Su Kemeri: Tokatlı Kanyonu’nun başladığı yerde şehre su götürmek için inşa edilmiş tarihi su kemeri bulunuyor.

Cam Teras: Tokatlı Kanyonu’nun üzerine yapılan seyir terası, cam tabanıyla üzerinde gezenleri heyecanlandırıyor.

Bulak Mencilis Mağarası: Bir santimetresi dahi binlerce yılda oluşan sarkıtları ve 6 kilometreden fazla uzunluğuyla Türkiye’nin sayılı mağaralarından biri olan Bulak Mencilis Mağarası Safranbolu’nun doğal güzellikleri içerisinde ayrı bir yere sahip.

Yenice Ormanları

FİLYOSECOPARK'a 30 dakikalık uzaklıkta bulunan Yenice Ormanları 1999 yılında Dünya Doğayı Koruma Vakfı (WWF) tarafından acil olarak korunması gereken 100 sıcak noktadan biri ilan edilmiştir. Yenice Ormanları’nın bu listeye alınmasının temel sebebi barındırdığı yaban hayat ve bitki çeşitliliğinin çok olmasıdır. Yenice Ormanlarında sonbaharda her ağaç farklı renge bürünüp rengarenk görülmeye değer bir görüntü oluşturur. Ormanda rastlanan hayvanlar arasında geyik, karaca, ayı, domuz, sansar, kurt, tavşan gibi yaban hayvanları, çulluk, güvercin, tahtalı güvercin, alakarga, atmaca, doğan ve çeşitli kuşlar mevcuttur.

Doğal yapısı itibariyle, kanyoning, çadırlı kamp, dağcılık, kaya tırmanışı, rafting gibi her türlü doğa sporuna elverişli olan Yenice’de, özellikle Karabük-Yenice yolu üzerinde bulunan Şeker Kanyonu, kanyoning yapmaya elverişli olmasının yanı sıra, bu alana yapılan yürüyüş parkurları ile eşsiz doğa güzellikleri arasında sakin ve huzurlu yürüyüş ve bisiklet turu imkanı sunmaktadır. Kanyonun kayalıkları kaya tırmanışına da uygundur.

210 kilometre boyunca işaretlenen yol üzerindeki 21 yürüyüş parkuru vardır. Bu parkurların uzunluğu alternatif güzergahlarla birlikte toplam 396 kilometreyi bulmaktadır. Parkurlar genellikle orman yolu ve patikalardan oluşmaktadır. Ayrıca 292 kilometrelik dağ bisikleti rotası da mevcuttur.

FİLYOSECOPARK'tan günübirlik bu eşsiz orman denizinde trekking yapabilirsiniz.

Kartalkaya

Türkiye’nin en gözde kayak merkezlerinden biri olan Kartalkaya kayak ve snowboard merkezi, Batı Karadeniz bölgesinde, Bolu İlinin Güneydoğusunda, Köroğlu Dağları üzerinde yer almaktadır.

Kartalkaya Kayak Merkezi, Alp disiplini kayak ve tur kayağı için çok uygun koşullara sahiptir. Kış turizmi için tercih edilen yerlerin başında gelmektedir.

Kartalkaya Kayak Merkezinin kayılabilen alanı 1850 - 2200 metre yükseklik kuşağı üzerinde yer almaktadır. Bölge yarı ılıman bir iklime sahip olup Kartalkaya Kayak Merkezi ve çevresi çam ormanlarıyla kaplıdır. Manzara sadece çam ağaçlarıyla sınırlı değildir. Kayak merkezinden Bolu Dağları ve Köroğlu Dağları rahatlıkla görülebilmektedir.

Ayrıca eteklerinde yaylalar bulunan Kartalkayada yazın, doğa yürüyüşü aktivitesi de yapılmaktadır.

Türkiye’de kayak denince akla ilk gelen yerİ olan Kartalkaya'da kayak mevsimi Aralık ayı başlarından Mart ayı sonlarına kadar sürmektedir. Kartalkaya Kayak Merkezinde 3 metreye kadar kar görülmektedir.

Bu gözde merkezi ziyaret edip, kışın kayak ve snowboard, yazın ise doğa yürüşü yapabilirsiniz.

Dirgine

Zonguldak Devrek’teki Dirgine Çayı (Köprübaşı-Yazıcık arası) “Akarsu Turizmi” olarak adlandırılan rafting, kano ve nehir kayağı için oldukça elverişlidir. Bölgede yaklaşık 15 km’lik bir rafting parkuru bulunmaktadır. Rafting parkurunun zorluk derecesi ise 3’tür. Zorluk seviyesi üç olan akarsularda rafting yapabilmek için iyi yüzme bilmek ve profesyonel bir rehbere sahip olmak gerekir.

Rafting için en uygun aylar Mart, Nisan ve Mayıs aylarıdır. Nehir bu dönemde en hızlı akışını sağlamaktadır. Bunun nedeni kar sularının erimesi ile toprağın suya tamamen doymasıdır. Haziran ayı ise nehir kayağı aktivitesi için uygundur.

Dirgine Çayı, Abant dağlarından doğarak Büyüksu adıyla devam eden ve Yeniçağa ve Dirgine’den katılan iki önemli koldan sonra Devrek Çayı adını alan Bolu Çayı’nın bir koludur. Çomaklı Deresi ve birkaç ufak dere bu çaya katıldıktan sonra Gökçebey ilçesi yakınlarında Karabük’ten gelen Soğanlı Çayı’nın devamı olan Yenice Çayı ile birleşerek Filyos Çayı adını alarak devam etmekte ve Filyos beldesinden Karadeniz’e dökülmektedir.

FİLYOSECOPARK'tan günübirlik rafting ve nehir kayağı için sadece 55 dakikalık uzaklıktasınız.

Yedigöller

Yurdumuzun Batı Karadeniz Bölgesinde, oldukça engebeli bir yöre de bulunan Yedigöller Milli Parkı heyelanın oluşturduğu göller ile "Orman Denizi"ni andıran zengin bitki örtüsüne sahiptir. Genellikle yer yapısı serpantinlerden ve volkanik kayaçlardan oluşan sahada zaman zaman göçük yer hareketleri sürüklenmeye hazır arazi yapısı, göllerin meydana gelmesini hazırlayan başlıca faktörlerdir. Göller, kayan kitlelerin, vadilerin önlerini kapaması sonucu arkada suların biriktiği set gölleridir. Bunlardan bazıları dip kaçakları ile birbirine bağlantılıdır.

Yedigöller’e hakim bitki örtüsü kayın ağaçlarıdır. Ayrıca meşe, gürgen, kızılağaç, karaçam, sarıçam, göknar, karaağaç, ıhlamur ve porsuk gibi değişik tür ağaçlar da görülmektedir.

Etkili koruma ile Parkın içerisinde ve yakın çevresindeki sahalarda sayıları artan geyik, karaca, ayı, yabani domuz, kurt, tilki ve sincap türleri bulunmaktadır.

Ülkemizde ilk kültür alabalığı üretme istasyonu 1969 yılında bu Milli Parkta kurulmuştur. Dolayısıyla rekreasyonel açıdan olta balıkçılığına kaynak olmuştur. Balıkçıların Abant'tan getirdikleri Alabalık türü, Yedigöllerin doğal alabalık çeşitlerinin yumurtalarını yiyerek yok olma noktasına getirmiştir. Ayrıca kampçılık, günübirlik piknik, tabiat içerisinde yürüyüş, fotografçılık ziyaretçilerin uğraşlarıdır.

Yedigöler Milli Parkı içerisindeki Kapankaya manzara seyir yerine çıkıldığında gölleri ve eşsiz peyzaj güzellikleri görmek mümkün olduğu gibi, bu güzergah üzerinde Anıt Ağaç levhasını da görmek mümkündür. Yol kenarındaki levhanın bulunduğu yerden patika takip edildiğinde anıt ağaç görülebilir. Ayriyeten Milli Parkta bulunan geyik üretim alanı da başlıca ziyaret yerleri arasında yer alır.

Kadıoğlu Mozaikleri

Roma dönemine ait olduğu belirtilen Kadıoğlu Mozaikleri kazı çalışmalarında bulunan, LYKURGOS ve AMBROSİA Mozaiği: bir üzüm bağı içinde betimlenmiş kompozisyonun solunda bir erkek figür sağında ise bir kadın figürü bulunmaktadır.

Erkek bir balta tutan sol elini havaya kaldırmış kadının üstüne yürümektedir. Bu bir üzüm bağında bir erkeğin kadına saldırma sahnesidir. Tanrı Dionysus'a hakaret etmiş Trakya Kralı Lykurgos'un Ambrosia'ya saldırısını betimlemektedir.

31.07.2009 tarihinde Kültür Bakanlığı’nın izinleri doğrultusunda çalışmalara devam edilmiş ve figürlü taban mozaiğinin yanında, geometrik motiflerden oluşan ve figürlü mozaik tabanda kullanılan tessera-lardan daha büyük tesseralar kullanılarak oluşturulmuş, ikinci bir oda daha ortaya çıkartılmıştır.

2008 ve 2009 yılları içinde iki odası ortaya çıkarılan M.S. 3'üncü yüzyıla ait (Roma dönemi) villa yerleşimi mimari tarzı mozaiklerin yayılım alanını görebilmek amacıyla 2010 yılı sezonunda da Karadeniz Ereğli Müze Müdürlüğü Başkanlığı tarafından, kazı çalışmalarına devam edilmiştir. Bu çalışmalar ile III. bir oda ve su yolu ile ayrılmış II. villaya ait olduğunu düşünülen yeni mozaikli oda daha ortaya çıkartılmıştır.

Kabul ya da toplantı salonu olduğu tespit edilen oval mimari tarzı odanın zemin mozaiği, dıştan içe doğru geniş bantlarla, yaprak ve dalga motifleri ile ortadaki panoları çevrelenmektedir. Kare çerçeveler içinde yapılmış sarmallar için de 20 adet av sahneleri, hayvan mücadeleleri yer almaktadır. Yine zemin mozaiğinde köşelerde sakallı dört erkek masklarının başlarından çıkan Eros, arslanlar ve domuzlar tarafından taşınan sarmallar ve bitkisel motifler yer almaktadır.Bulunan odanın kuzey tarafında yer alan 1x5 metre ebatlarıdaki dikdörtgen çerçeve içerisinde Tanrı Eros'un Eşleri Psykhe'lerle birlikte denizde balık avı sahnesi bulunmaktadır.

Gökgöl ve Çayır Mağaraları

Gökgöl Mağarası, Zonguldak - Ankara karayolunun hemen Zonguldak girşinde, yolun sağ kenarında yer almaktadır. Mağara, kente dışardan gelenler için hoş bir sürpriz, kent dışına çıkanlar için ise, belleklerde kente ilişkin son bir anı özelliği taşımaktadır.

Mağara içi damlataş birikimi yönünden son derece zengin olan Gökgöl Mağarası, traverten, sarkıt, dikit sütunlar ve damlataşlar ile süslüdür.

Gökgöl Mağarası'nın ilk 875 metresi turizm amaçlı kullanıma açılmıştır. Girişten Büyük Çöküntü Salonu'na kadar uzanan bu bölüm 2-15 metre genişlik, 1-18 metre yükseklikte olup, Fosil Giriş, Damlataşlar Galerisi, Çöküntü Salonu, Muhteşem Salon, Büyük Çöküntü Salonu ve Harikalar Salonu gibi adlarla nitelendirilmiştir. Aydınlatması yapılan bu alanda yürüyüş parkuru, köprüler ve seyir terasları bulunmaktadır.

Ziyaret edenlerin yoğun ilgisini çeken Gökgöl Mağarasının yapılan araştırmalara göre astım hastalığına iyi geldiği belirtilmektedir. Yaz günlerinde doğal bir klima özelliğindeki mağarayı ziyaret edenler için tam bir cazibe merkezidir. Mağaranın 875 metresinden sonraki bölümlerinin hizmete girmesi için zonguldak Valiliğince etüd çalışması başlatılmıştır.

Zonguldak'ın Çaycuma İlçesi'ne bağlı Çayır Köyü'ndeki meşhur Su Mağarası muhteşem bir doğal güzelliğe sahiptir.

Mağara, içindeki sarkıt ve dikitlerin yapısı nedeniyle kendi kategorisinde dünyanın önemli mağaralarından biri.

1300 metre uzunluğundaki mağara botla gezilebilecek genişlikte bir yeraltı nehrine sahiptir. Mağaranın ağız kısmında oluşmuş gölcüklerde ise alabalık yetiştirilmektedir.

Aynı zamanda mağaranın önünde bir de piknik alanı bulunmaktadır. Bu nedenle bölgenin adı Çayır Köyü Mesire Yeri olarak da bilinmektedir.

Amasra

Amasra, tarihi ve doğal güzellikleriyle Karadeniz’in ortasında keşfedilmeyi beklemektedir. Safir mavisi suları ve görkemli uygarlıklardan günümüze kalan eserleri ile ziyaretçilerini geçmişten günümüze büyülemeye devam etmektedir.

Şehirlere keyif katan müzelerin, sanatın, mimarinin, en güzel balık ve salata mekânlarının kentidir aynı zamanda. Bu küçücük kent, geçmişle geleceğin iç içe girdiği arkeolojik bir açık hava müzesi olma özelliği taşımaktadır.

Egzotik görünümü sayesinde sahip olduğu dünya çapındaki ünü, onu anlatmaya yetmiyor. Amasra’da parıldayan ışıklara aldanmadan, göstermediği yüzünü kavramak için, onun labirentlerinde kaybolmak gerekiyor.

Bu özgün şehri yaratmak için Tanrı’nın ne kadar uğraştığı bilinmiyor. Bilinen tek şey; Plinius’un “Zarif ve Güzel” dediği Amasra’yı, Niketas “Dünyanın Gözü”ne, Cenovalılar “Çiçekli Kale”ye, “Gölge Etme, Başka İhsan istemem”diyen Diojen “Bir Denge”ye, Türk Sanat Müziği’nin duayeni Zeki Müren “Küçük Kapri”ye benzetmiştir. 1460 yılındaki fetih sırasında, Fatih Sultan Mehmet manzaradan çok etkilenmiş olmalı ki, yardımcısına, “Lala Lala Çeşm-i Cihan Buramı Ola” diyerek, hayretini gizleyememiştir.

Amasra’yı egzotik kılan yedi tepe, bir yarım ada ile iki ada ve iki körfezden oluşan doğal yapı ile yeşilin cennet imajına bürünmüş orman örtüsüdür. Bu özelliklerinden dolayı, turizmi 1940 yılında başlatmış ve Türkiye’nin ilk turizm kasabası olma unvanını sahiplenmiştir.

Amasra, kalesiyle, bedesteniyle, Kuşkayası Yol Anıtı’yla insanı günümüzden alıp geçmişin gizemiyle tanıştırır. Tarihin derinliklerinde bir an için yalnız bırakarak eşsiz bir duygu verir. Binlerce yıl öncesinin havasını solutarak; Apollo, Artemis, Hermes, Amastris ve daha niceleriyle buluşturur.

Masalsı şehirde, tarihin tanığı yeşil tepelerden mavi koylara eşsiz bir panorama uzanır. Pencere ve balkonlardan doğaya ve denize bir bakış, gün boyu bin bir gizemi seyrettirir. Cenova izlerini taşıyan dar sokaklar, martılarla kucaklaşan adalar, rengârenk zakkumlar, susamlar, güneşin batarken bıraktığı firuze renkler, ay ışığının gecelerde yarattığı yakamoz ve daha neler neler görülür Amasra’da.

Filyos

Filyos'a yaklaştığınızda hâkim bir tepeden kente bakınız. Yeşilin mavi ile buluştuğu manzarada gözünüze hemen antik çağlara ait tarihi kalıntılar çarpacaktır. Önce o antik çağdan kalma kalıntıların arasında gezinti yapmadan ve uygarlık tarihinin Karadeniz kıyısında bizlere miras bıraktığı kalıntıları gezmeden Filyos'a inmeyin.

Bu tarihi kalıntılarda gezerken binlerce, yüzlerce yıl öncesinin yaşam biçimini içinizde hissedin. Sonra Ankara Zonguldak demiryolu hattı üzerine kurulmuş Filyos Beldesi'ni gezebilir ve eğer mevsimlerden yaz ise doğruca geniş kumsalla Karadeniz'in mavi sularıyla buluşmaya gidebilirsiniz.

Uzun yollar kat ederek geniş kavisler çizerek akan Filyos Çayı rafting sporu yapanlar için yeni keşfedilmiş, tehlikesiz bir parkur. Uygun bulacağınız bir mesafeden botunuza atlayıp yeşillikler arasından denize doğru rafting de yapabilirsiniz.

Sahilin bir köşesini kaplamış fabrika bacaları yanıltmasın sizi, onlar Cumhuriyet ile başlayan top-yekûn kalkınma hamlesinin görkemli bir anıtıdır, tıpkı demiryolu gibi. Çevre için endişe etmenize de gerek yok, yıllarca insanlara iş ve ekmek kapısı olan, ülke ekonomisine Filyos'tan gücü ölçüsünde katkıda bulunmuş o fabrika artık miadını tamamlamış durumda, sadece bir anıttan ibaret. Ona, ürettiği değerlere, orada harcanan alın teri ve emeğe saygıyla bakılmalı.

Gün dönüp, güneş yavaş yavaş dinlenmek için çekilmeye başladığında ise Karadeniz'in bir başka armağanı nefis balık ziyafeti ile buluşmak için sahilde sizleri bekleyen balık lokantalarının yolunu tutmalısınız. Birbirinden lezzetli mezeler, salatalar eşliğinde günbatımını dostlarınızla izlerken balığınızın, salatanızın, zeytinyağlılarınızın tadına varabilirsiniz.

Bartın

Bartın, Karadeniz bölgesinin batı bölümünde, Karadeniz ile Abant Gölü, Yedigöller, Ilgaz Dağı ve müze kenti Safranbolu’nun çevrelediği seçkin bir alanda yer almaktadır. Gerek bu konumu ve gerekse Kültür, deniz, doğa, dağ, yayla ve av turizmine olanak sağlayan oldukça zengin tarihi, arkeolojik, kültürel, folklorik ve doğal turizm potansiyeliyle bölgenin cazibe merkezi olma yolundadır.

Bartın, ziyaretçilerine el değmemiş bu güzellikleri görme, arama, keşfetme ve yaşama olanaklarını sunarken, konumu itibariyle değişik yollardan geliş-dönüş seçeneği ile de daha çok turistik yöreyi tanıma şansı yaratmaktadır.

Bartın merkezinde Taşhan, Şadırvan, Camiler ve Ebu Derda Türbesi, Kilise binası, köprüler, Yerel Mimari örneklerinden Bartın Evleri, Güzelcehisar’da Cenevizlilerden kalma Kale kalıntıları ile kıyı şeridindeki doğal güzellikler ve mağaralar gezilip görülebilir. Kızılkum, Moğada, İnkumu ve Güzelcehisar plajlarında serinlemek veya Şehir Hamamı’nda terlemek olasıdır.

Amasra’da Müze, Amasra Kalesi, Bedesten, Cami ve Kilise, Osmanlı Hamamı, Antik Tiyatro kalıntıları, Akropal ve Necropal, Toprakaltı Galerileri, Kuşkayası Anıtı, doğa harikası Gürcüoluk Mağarası ile Amasra, Çakraz, Göçkün ve Akkonak Plajları çevresindeki tarihi ve doğal güzellikleri gezip görebilir, temiz ve ince kumlu plajlarda deniz, güneş ve doğanın tadına varabilirsiniz.

Sarp kayaların denizle buluştuğu Kurucaşile, Tekkeönü ve Kapısuyu Plajlarında serinleyebilirsiniz. Ayrıca, plaj çevresindeki doğal güzellikler, Tekkeönü Kalesi kalıntıları, Hisarkale Mahzeni, Akkaya ve Kümes Perikayaları, Tekkeönü ve Kapısuyu Yat ve Balıkçı Teknelerinin yapıldığı Tersaneler gezilip görülebilir. Yine, Kraliçe Elizabeth 1. devrenin en ünlü İngiliz Gemicisi Sir Francis Drake’nin efsane gemisi Golden-Hind’in bir eşinin yapıldığı Tekkeönü ndeki tersanede bu gemilerden birisine veya yapımına rastlamanız olasıdır.

Dağ, Yayla ve Av Turizmi açısından olaganüstü güzellikler sunan Uluyayla ve Ardıç Yaylasında doğa ile başbaşa kalabilir, yeşilin her tonunu ve çeşitli renkleri bir arada bulunduran, ıssız ormana kaplı ve yüksekliği 300-1400 metre arasında değişen dağ ve tepelerde yürüyebilir, tırmanabilir ve avlanabilirsiniz. Ayrıca; Ulukaya Şelalesini ve Ulukaya Mağarasını gezip görebilir, yayla havasını soluyup dinlenebilirsiniz.

Bartın'da gezilecek yerler arasına özellikle Küre Dağları Milli Parkını da eklemelisiniz.

Zonguldak Maden Ocakları

Zonguldak, Batı Karadeniz Bölgesi’nde, Karadeniz’e batı ve kuzeyden kıyısı olan bir ildir. Yüz ölçümü olarak Türkiye topraklarının binde altısını kaplar. Karadeniz kıyılarından başlayan il toprakları, kuzeydoğudan Bartın, doğudan Karabük, batıdan Düzce ve güneyden Bolu illeriyle çevrilidir. Şehrin oluşumu, kömür madenlerinin işletilmesiyle başlamıştır.

Şehrin oluşumuna katkı sağlamış bu maden ocaklarından birini yakından inceleyebilmek için, madenci kıyafeti ve uzman rehberler eşliğinde, yer'in altında belirlenen ve ziyaretçilerin gitmesine müsade edilen azami derinliğe inilerek madende çalışanlar ile sohbet, tanışma ve çalışma ortamına tanıklık etme imkanı elde edebilirsiniz...

Galeri

Safranbolu

Safranbolu

Safranbolu

Safranbolu

Yenice Ormanları

Yenice Ormanları

Yenice Ormanları

Yenice Ormanları

Dirgine

Dirgine

Yedigöller

Yedigöller

Yedigöller

Yedigöller

Yedigöller

Kadıoğlu Mozaikleri

Kadıoğlu Mozaikleri

Kadıoğlu Mozaikleri

Gökgöl Mağarası

Gökgöl Mağarası

Gökgöl Mağarası

Çayır Mağarası

Çayır Mağarası

Amasra

Amasra

Amasra

Amasra

Fİlyos

Fİlyos

Bartın

Bartın

Bartın

Bartın

Maden Ocağı

Maden Ocağı

Maden Ocağı

Bize Ulaşın

 Bakacakkadı Beldesi 100. Yıl Caddesi
      No: 20 Gökçebey, Zonguldak


 +90 (372) 532 82 72 (pbx)


 +90 (535) 105 04 20


 +90 (372) 532 82 71


 info@filyosecopark.com


İnsan Kaynakları Formuna ulaşmak için buraya tıklayın!..

Size Ulaşalım